gözlerin ardı kabuk bağlamış tarafları
böylesi berrak - su gibi, nemli ve hafızası kâbus;
bu düşünselini, uçurumdan aşağı sürüklenen kavruklarını,
-sözü yerinde- endişesiz görünen panikatak halini nasıl da gösteriverir
öylece, hiç acımadan ve hatta bıkmayı aklının ucundan dahi geçirmeden

biri var, dudaklarından dökülenler pek hoş
irislerinde parlayan yıldızları saçmaya kıyamazlar
insanoğlu için ne sıradan ne de vaham.
bu düşünseli, baş belası
kalbi iki yarıya bölen cinsten, böylesi berrak - şeffaf.

çiçekten buketler, tuğla evler, havai fişekler,
inci bilezikler, titrek ellere yenmiş tırnaklar, gözlerine bakmaktan alıkoyamam
to make the long story short seni unutmak namümkün.
patavatsız koydular adımı, boynumda bir halat
neden bunca yolun sonunda bir iskemle bir de yalan yanlış - ben
aklıma kazıyamam adını, adanan ruhların hepsi dans etmekte
yahutlu & veyalı gece balosunda.

seni unutmak namümkün.
sana anlatmak namümkün.
seni anlamak kolay, tamam da
hatırlamak baş belası, yaralamak düşünceden geçmez
seni sevmek...
na-mümkün.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

mavi kanatlı kelebek.

GÜLPEMBE NE RENKTİR, GİRİŞ KISMI.

gece yarısı ressamı.